OKUL ÖNCESİNDE DE BİR ÇIKMAKTAYIZ…..

Okulların koronavirüs salgını nedeni ile kapatılmasına UNICEF’TEN tepki gelirken, salgının yayılmasında okulların etkisinin diğer etmenlerden daha fazla olduğuna dair kanıt bulunamadığı vurgusu ile, okulların açılması talep edildi. detayları ise şöyle
UNICEF, Covid-19’un okullarda daha hızlı yayıldığına dair bir kanıt bulunmadığı vurgulandı.
BM Uluslararası Çocuklara Acil Yardım Fonu (UNICEF), corona virüsle mücadele kapsamında okulların kapatılması nedeniyle 1 Aralık itibarıyla 320 milyon çocuğun eve kapandığını bildirdi. Bu sayının dünya çapında okul çağındaki beş çocuktan biri anlamına geldiği kaydedildi.
Okula gidemeyen çocuk ve genç sayısının 1 Kasım’a göre 90 milyon kişi arttığına işaret eden UNICEF, okulların kapatılmasının öğrenmeye çok olumsuz etkileri bulunduğunu, ayrıca çocukların ruhsal ve bedensel durumlarının da olumsuz etkilendiği vurguladı.
Bu süreç de okulların açılması, kapatılması süreçlerinde alınan kararlar.Çocukların yaş gruplarına göre risklerinin değerlendirilmemesi, uzaktan eğitim alamayacak (okul öncesi, 1. ve 2. Sınıfların) öğrencilerin uzaktan eğitime adapte edilmeye çalışılması, sınav dönemi olan çocukların (8. ve 12. sınıfların) mağdur olması gibi birçok problemle de karşılaşıldı.
Dünya da , genel olarak en son kapatılan okullar iken, ülkemizde ilk kapatılanın okullar olması, bu süreçte eğitimin göz ardı edildiğinin bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor . İleride bu yaşananların telafisi olmayacak bunu biliyoruz.
Hele ki okul öncesinde yaşananlar kurumları , çocukları , aileleri çok mağdur etti. okul öncesinde, ailelere öyle bir algı oluşturuldu ki, çocuklar kreş ve anaokulları haricinde her yere gitti. İlkokula başlayacak olan öğrenciler tam bir eğitim alamadıkları gibi, kaynaştırma öğrencisi olan çocuklarında birçok kazanımları boşa gitti. Diğer tarafta, zorunlu olmayan bu kurumları ilgili bakanlıklar sadece çalışan ailelerin taleplerine göre açtı veya kapatmadı. Diğer bütün sektörler açıkken, bu kurumların kapatılması kurum sahipleri ile tüm çalışanları mağdur etti.
Bu süreçte belirsizlik nedeniyle, ilk önce okullar kapatıldı.Özel ve devlet Okulların hepsi 16 Mart’ta kapatıldıktan sonra, 1 Haziran’da vaka sayılarının olumlu gitmesinin yanısıra çalışan ailelerin talepleri doğrultusunda alınan ani bir karar ile özel okul oncesi kurumları tekrar açıldı. Neredeyse gereken hijyen talimatlarını uygulama fırsatı bulamadan açılan kurumlar, aldıkları tedbirler ile kurumlarını, çocuklara hızlı bir şekilde hazırladılar. 1 Haziran’dan bu yana açık olan özel okul öncesi kurumlarda, hijyen ve temizlik kurallarını önceden de hassasiyetle uyguladıkları için istatislik raporlarına göre de risk boyutunu artıracak herhangi bir bulguya rastlanmadı. Bu süreçte çocukların süper taşıyıcı olmadığı, en düşük risk grubunda oldukları da yapılan çalışmalar ile belgelendi.
Ancak bunlara rağmen, okulların tekrar kapatılması kararı ile okul öncesinde şöyle bir süreç yaşandı.
17 Kasım 2020 – Yayınlanan genelge ile tüm okullara 4 Ocak tarihine kadar ara verildi.
18 Kasım 2020 – MEB yüz yüze eğitim özel anaokullarında da olmayacak diye, duyuru yaptı.
20 Kasım 2020 – MEB ve bizzat Bakan, çalışan anne ve babaların durumu önemli, resmi özel tüm okuloncesi açık kalacak diye karar aldı.
27 Kasım 2020 – Devletin resmi anaokulları kapalı kalacak, kararı il hıfzıssıhha kurulları karara bağlayacak yetki onlarda diye karar alındı.
30 Kasım 2020 – Genelge ile tüm anasınıfı ve benzeri okullar kapanacak diye karar alındı.
01 Aralık 2020 – MEB özel anaokulları açık kalacak, karar resmi okulları kapsıyor diye tekrar karar aldı. Ancak il hıfzıssıhha kurulları illere göre başka kararlar alabilir, diye belirtti.
02 Aralık 2020 – İçişleri Bakanlığı, kararın özel resmi fark etmeksizin tüm anaokulları ve anasınıfları kapalı olacak diye valiliklere bilgilendirme yaptı. Buna istinaden polisler, okulları denetlemeye çıktı ve cezalar kesildi.
Yaşanan karmaşıklığın temel sebepleri, oluşacak problemlerin önceden kestirilememesi, resmi ve özel kurumlar ayrımının yapılmaması, kurumların isimleri, hizmet alanlarının tam olarak bilinmemesinden kaynaklanan kavram karmaşasında ileri geldi . Medyanın yanısıra, genelgeleri hazırlayan Devlet büyüklerin de bu kavramları tam bilmemesi, ya da genelgelerde dikkatsizlikten ve doğru ifade edilmemesinden dolayı, yayınlanan bildirimler tam anlaşılmamakta ve diğer bakanlığın alanına müdahaleye sebep olduğunu düşünmekteyim
Okul öncesin eğitim kurumları hem Milli Eğitim Bakanlığına (MEB), hem de Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığına (AÇSP) bağlı bulunmakta. Milli Eğitime bağlı okul öncesi kurumlar anaokulları, anasınıfları, bağımsız anaokulları olarak geçer ve 3-6 yaş (36-66 ay) grubuna hizmet vermektedir.

Aile Çalışma ve Sosyal Politikalara bağlı okul öncesi kurumlar ise kreş 0-2 yaş (0-24 ay), gündüz bakımevleri ise 2-6 yaş (25-66 ay) arasına hizmet vermektedir.
Temel Eğitimin içinde olan Milli Eğitim okul öncesi kurumlarına, daha çok eğitim veren kurumlar olarak bakılmakta….. Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar ise bakım hizmeti veren kurumlar olarak görülsede, okul öncesi ne hizmet veren her iki grupta bulunan kurumlar aynı şekilde bakım ve eğitim vermektedir. Bağlı oldukları bakanlıkların farklı olması, yaş gruplarının yapılandırılması haricinde işleyişleri açısında birbirinden farklı kurumlar değildir.
Buna rağmen kurumların kapatılması sürecinde, resmi ve özel ayrımının tam yapılmaması, MEB’e bağlı kurumlar kapatılırken, AÇSP’ye bağlı kurumların açık kalması ciddi bir çelişki doğurmaktadır Kararların önceden bildirilmemesi ve süre tanınmaması, kapanan okullar yönünden kurumları ve çalışanları, hizmet alanlar tarafından aileler ve çocukları mağdur etmekte, diğer taraftan hizmet alanı olarak birbirine çok yakın olan kurumlar açısında haksız bir rekabete sebebiyet vermektedir.
Okul öncesi dönemin önemine binaen, riskin en düşük seviyede olması, çalışan ailelerin mağdur olmaması, bu yaş gruplarının uzaktan eğitime tabi tutulamaması v.b. birçok nedenden hem Milli Eğitime bağlı kurumların, hemde Aile ve Sosyal Politikalara bağlı kurumların açık kalması gerekmektedir. Sektörü ilgilendiren yüzlerce kişi tarafından, bu yanlışın biran evvel düzeltilmesi yetkililerden bekleniyor…..

Belihan Fidan Vural

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*