NEFESİNİN SAHİBİ

NEFESİNİN SAHİBİ

Varlığımla hiçbir manâ kazanmadı bu dünya…
Ben doğmadan da doğuyordu güneş her sabah…
Yokluğumda da batacak daima.

Yürüdüğüm yollar yalnız benim için açılmıyor…
Gördüğüm tüm güzellikler de benim değil…
Yediğim yemekler bile, karşılığını ödediğim sürece midemde.
Sadece nefes benim, o da alabildiğimce.

Küçük dağları kendilerinin yarattığını düşünenler, kumdan kale yapmaktan bile acizler.
Güneşin kendileri için doğduğunu zanneden horozdan ziyadelerin ise,
aslında ötebilecekleri birer çöplükleri bile yok, acınası haldeler.

Bir de dünyanın kendi eksenin etrafında döndüğünü değil de,
vücudunun etrafında döndüğünü iddia edenler var ki…
Maalesef bir hiçler.

Neyi senin sanıyorsan, yanılıyorsun aslında…
Ne dünya sana kalıyor sonunda, ne de sen sana.

Bir eşya kadar bile faydalı olamayan…
Bir hayvan kadar bile sevgisini sunamayan,
zerre kadar sadık olamayanlarla yaşıyoruz belki de bir arada.
Aslına bakarsanız, sırf insandan bozma insanlara sağladığı oksijenden dolayı bile yazıktır ağaçlara.

Ne zaman ki insanoğlu, tüm dünya haklarının kendileriyle birlikte,
tüm canlılara bahşedildiğinin farkına varabilecek…
Ne zaman ki şeytanı bile eseflendirecek, kibrinden vazgeçecek…
Ne zaman ki yeryüzüne sadece kısa bir süreliğine ve de kredilerin,
en çabuk tükeneniyle geldiğini idrak edebilecek…
İşte o çıkan meşhur çivi ancak o vakit yerini bulabilecek.

Ne yıldızlar benim, ne yağmurlar…
Ne çiçekler, ne ağaçlar…
Hiçbiri benim değil, ama hepsi bizim.

Tüm bunları bilen biri, dünyanın en güzel sakini…
İnsanoğlu sadece NEFESİNİN SAHİBİ.

Filiz Aris.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*